Bakanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2013 Perşembe

İsmet Yılmaz: İhalede Çin'i seçtik çünkü...

ABD ve NATO'nun tepkisine Bakan Yılmaz'dan yanıt: "Biz ortak üretim ve teknoloji transferi istiyoruz. Diğer ülkeler bunu bize sağlıyor mu? Sağlamıyorsa biz de sağlayandan alacağız"

En ucuz teklif



Bakan Yılmaz, ihaleyle ilgili ilk açıklamasını yaptı. Meclis'te konuyla ilgili VATAN'ın sorusunu yanıtlayan Bakan Yılmaz, "Biz ortak üretim ve teknoloji transferi istiyoruz. Diğer ülkeler bunu bize sağlıyor mu? Sağlamıyorsa biz de sağlayandan alacağız" dedi. Yılmaz, Çinli firmanın üreteceği sistemin NATO savunma sistemiyle uyumlu olmayacağı yönündeki iddialara ise "Bu konuda hiçbir sorun yok" karşılığını verdi. Yılmaz, Çinli firmanın ihalede en ucuz telifi verdiğini sözlerine ekledi.

NATO ve ABD'nin tepkisi

Başbakan Erdoğan başkanlığında geçen hafta toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi, Rusya, ABD, Çin ve Fransa-İtalya ortaklığının yoğun kulis faaliyetlerine giriştiği, merakla beklenen 4 milyar dolarlık uzun menzilli füze projesi ihalesini Çin'e vermişti. İhale kapsamında füze ve sistemlerinin, Çinli CPMIEC kuruluşu ile Türkiye'de ortak üretilmesi amacıyla sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verildi. Bu kararın alınmasının ardından ise ABD ve NATO'dan Türkiye'ye tepki gelmişti. CPMIEC, "nükleer silahların yaygınlaştırılması anlaşmalarını" ihlal ettiği gerekçesiyle Şubat 2013'ten itibaren ABD'nin yaptırım uygulanan şirketler listesinde bulunuyor. Bu nedenle ihalenin Çinli firmaya verilmesi ABD'nin tepkisine neden oldu. NATO ise yapılması hedeflenen ortak hava savunma sisteminin ittifakın sistemiyle uyumlu olmadığı gerekçesiyle Türkiye'ye tepki gösterdi.

Görüşmeler sürecek

ABD Büyükelçisi Ricciardone de, "Umarım NATO'ya uyumlu bir füze savunma sistemi seçersiniz" yorumunda bulunurken, NATO'daki yetkililer Ankara'ya, Türkiye'nin Çin'le yapmayı hedeflediği ortak hava savunma sisteminin teknik açıdan ittifakın hava savunma sistemiyle uyum teşkil etmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir sözcü ise "Türk Hükümeti'nin ABD'nin yaptırım uyguladığı bir şirketle, NATO sisteminde ya da kolektif savunma kapasitesi içinde kullanılamayacak bir füze savunma sistemi için görüşmeler sürdürmesiyle ilgili ciddi endişelerimizi ilettik. Bu konudaki görüşmelerimiz sürecek" dedi.

Radara yakalanmıyor

Savunma çevrelerinde, NATO üyesi Türkiye'nin Amerikan Raytheon Co şirketinin ürettiği Patriot füzelerini ya da Fransız-İtalyan ortak yapımı Eurosam SAMP/T sistemini tercih etmesini bekliyordu. İhalede Rusya da yarışıyordu. Ancak Çinli firmanın 4 milyar dolara mal olması beklenen sistem için 3 milyar doların altında teklif vermesi ve Türkiye ile ortak yapım teklif etmesinin ardından ihale için CPMIEC'in ürettiği FD-2000 sistemi tercih edildi. Çin Halk Cumhuriyeti'nin CPMIEC firması tarafından üretilen FD-2000 füze savunma sistemi 20 bin metre irtifa ve 100 kilometre menzile sahip. Radara yakalanmama özelliği bulunan füzeleri dahi tespit edebilen sistem, ikili ve altılı bataryalar halinde konuşlandırılıyor. VATAN
İlk Yorumu Siz Yapın

26 Eylül 2013 Perşembe

Boğaz köprülerinin onarım ihalesi yapıldı

İSTANBUL - Karayolları Genel Müdürlüğü toplantı salonunda, basına kapalı yapılan ihaleye iki teklif geldi.

İhalede Hyundai-Gülermak iş ortaklığının teklifi 387 milyon 634 bin lira, Makyol-IHI iş ortaklığının teklifi ise 246 milyon 520 bin lira oldu.

Boğaziçi Köprüsü'nün hizmete girişinin 40. yılı dolayısıyla yapılacak ağır bakım çalışmaları, ihale sonrası başlayacak.

Köprüdeki büyük bakım, onarım, yapısal takviye ve askı halat değişimi çalışmaları 2014'te tamamlanacak.

YAPILACAK ÇALIŞMALAR NELER?
Söz konusu çalışmalar kapsamında 236 halat değiştirilecek. Boğaziçi Köprüsü'nün ilk dizaynında köprünün sallanması dolayısıyla yaşanacak etkileri azaltmak amacıyla kullanılan çapraz halatlar, dikey hale getirilecek.

1973 yılında hizmete giren Boğaziçi Köprüsü'nün bakım çalışmalarında dünyada kullanılan en ileri teknoloji ürünleri kullanılacak. Çalışmaların ardından köprünün en az 40 yıl daha hizmet vermesi bekleniyor. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerindeki ana halatlara ve ankraj bloklarına, Japonya'da da kullanılan son teknoloji ürünü nem alma sistemi kurulacak. Sistemle kuru hava verilecek halatların çürümesi önlenecek.

Bakım ve onarım çalışmaları sırasında zorunlu haller dışında gündüz saatlerinde Boğaziçi Köprüsü trafiğe kapatılmayacak. Askı halatların değişimi sırasında trafiğin tamamı kapatılmayacak. Kabloların tabliye bağlantıları sırasında, trafiğin en aza indiği gece saatlerinde kenardaki birer şerit kapatılarak bu çalışmalar yapılacak.

Köprünün askı halatlar tarafındaki kenar şeritleri ise 22.00 ile 06.00 saatleri arasında can ve mal güvenliği açısından trafiğe kapatılacak. Çalışmalar kapsamında Boğaziçi Köprüsü'ndeki elektrik aksamı değiştirilecek.

Tabliye ile kuleler arasına izolatörler, köprünün sallanma veya deprem sırasında zarar görmesini engellemek amacıyla köprü ayaklarına enerji sönümleyici damperler konulacak. 40 yıldır hizmet veren kule asansörleri ve elektrifikasyon sistemleri yenilenecek.
İlk Yorumu Siz Yapın

Taşeron işçiler kadro alabilecek mi?

Taşeron işçilerin durumu ne olacak? Taşeron işçiler kadro alabilecek mi? Başbakan Erdoğan'ın verdiği Taşeron işçi talimatı çözüm olacak mı? Taşeron sorunu için çözüm arayışları devam ederken, Taşeron sayısının da artması neye işaret ediyor?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, şartlarını iyileştirmek istediği 1,7 milyon taşeron işçiye Yüksek Hakem Kurulu'ndan (YHK) müjdeli karar çıktı. Ancak henüz uygulanamayan bu kararla ilgili süreç şöyle gelişti: 

*Hak-İş'e bağlı Öz Büro İş Sendikası, uzun uğraşlardan sonra sağlık alanında zor şartlarda çalışan taşeron işçilerin önemli bir bölümünü sendika üyesi yapmayı başardı. 
*Taşeron işçilerin çalıştığı şirketle toplu sözleşme masasına da oturan sendika, anlaşma sağlayamadı. 

Yüzde 5+5 zam aldı 

*Bunun üzerine sendika, yasal hakkını kullanıp Yüksek Hakem Kurulu'na (YHK) başvurdu. YHK da, yetkisini kullanıp uyuşmazlık maddelerini tek tek inceledi. 

*Enflasyon ve hayat şartlarını dikkate alan YHK, işçilerin maaşına 2013'ün birinci ve ikinci 6 ayı için yüzde 5 artı 5, 2014 için de yine yüzde 5 artı 5 zam yapılması yönünde karar aldı. 
*Bunun üzerine Öz Büro İş Sendikası da, YHK kararını götürüp taşeron şirketten kararların aynen uygulanmasını istedi. 

*Ancak taşeron şirket, devletten işi çok küçük bir kârla ihaleyle aldığını, YHK kararlarını uygulaması halinde iflas edeceğini belirterek, zam ve diğer sosyal hakları devletin ödemesini istedi. 

Bunu uygulayamayız 

*Sendika bu sefer de kurum yöneticilerinin kapısını çaldı. Bürokratlar, taşeron şirketle yaptıkları ihalenin Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla yapılmış ihale şartlarını sonradan değiştirmeleri halinde suç işlemiş sayılacaklarını, Sayıştay'ın kendilerine "ihaleye fesat karıştırmak"tan işlem yapabileceğini söylediler. 

KİK'ten de ‘hayır' çıktı 

*YHK'dan çıkmış resmi kararı uygulatabilmek için bu sefer Kamu İhale Kurulu'na (KİK) başvuruldu. KİK yöneticileri de, işçilere verilecek ücretlerin ihalede belirlendiğini, ihale süresi tamamlanmadan işçilere zam yapılmasının ihaleye fesat karıştırmak suçundan cezayı gerektirdiğini bildirdiler. 
*KİK ve kurum yetkililerinin YHK kararlarını ancak önümüzdeki yıl yenilenecek ihaleye eklenecek maddelerle uygulanabileceğini söyledikleri de belirtildi. 

Çözümün adresi Çalışma Bakanı 

Konuya ilişkin bilgi veren Öz Büro İş Sendikası Başkanı Muharrem Özkaya, taşeron işçilerin örgütlenmesi için büyük mücadeleler verdikten sonra, YHK kararıyla 1,7 milyon taşerona örnek teşkil edecek bir gelişmeyi yakaladıklarını söyledi. 

Çalışma Bakanı Faruk Çelik'in, "Taşeron işçileri örgütleyecek sendika arıyorum" sözleriyle kendilerini cesaretlendirdiğini belirten Özkaya, "Biz Sayın Bakan'dan aldığımız cesaretle görevimizi yerine getirdik. Şimdi düğümü çözmesi için kendisini bekliyoruz. YHK kararlarının taşeron işçilerde de uygulanmasının önünü açacak yasal destek istiyoruz" dedi. 

Bayram mesaisi ve 35 gün kıdem 

YHK zammın dışında, sendikanın toplu iş sözleşmesi masasında talep ettiği bir dizi sosyal ve ekonomik hakkı da taşeron işçiye resmi olarak verdi. Taşeron işçiler, her yıl ekim ayında 200 lira yakacak yardımı ve dini bayramlarda 60'ar lira harçlık, haftalık 45 saat çalışma, fazla mesailerin yüzde 50 zamla ödenmesi, yılda 35 gün kıdem tazminatı, sebepsiz işten atılma durumunda 8 aylığa kadar iş güvencesi tazminatı gibi önemli haklar elde etti. Ayrıca yılda 45 güne kadar mazeret izni, çocuk başına 20 lira çocuk yardımı, ücretsiz toplu taşıma kartı, bayramlarda çalışma halinde 3 yevmiye, yılda 20 TL ikramiye aldılar. 
Kaynak: Bugün
İlk Yorumu Siz Yapın

ÇANDARLI LİMANINDA ZARFLAR 5 KASIMDA AÇILACAK


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, "Çandarlı (Kuzey Ege) Limanı Konteyner Terminali İnşaatı" yapım işinin ihalesinde teklif zarflarının 5 Kasım'da açılacağını bildirdi.

Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğünün Çandarlı (Kuzey Ege) Limanı Konteyner Terminali inşaatını "Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkındaki Kanun" kapsamında ihaleye çıkıldığını hatırlattı.

Projeye ait ihale dosyalarının 5 Eylül'den itibaren Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü Liman Yapım Dairesi Başkanlığında ücretsiz olarak görülebildiğine dikkati çeken Yıldırım, "Ancak, ilgililerin, ihalelere iştirak etmek için ihale dosya bedeli olan KDV dahil 50 bin lirayı Bakanlığın merkez saymanlık müdürlüğüne yatırmalarını müteakip buna dair makbuzla birlikte Liman Yapım Dairesi Başkanlığına müracaat ederek dosyalarını almaları gerekiyor" diye konuştu. Bu iş için geçici teminat tutarının 50 milyon lira olarak belirlendiğini ifade eden Yıldırım, ihaleyi kazanan şirketin kullanacağı krediler ve diğer harcamalar için Hazine garantisi verilmeyeceğini söyledi.


"Türkiye'nin en büyük limanı yüzde 90 tamamlandı"
 Çandarlı Kuzey Ege Limanı'nda alt yapı çalışmalarının yüzde 90 oranında tamamlandığını ifade eden Yıldırım, üst yapının YİD modeliyle yapılacağını söyledi. Bu yıl içinde ihalenin tamamlanacağını anlatan Yıldırım, Çandarlı Kuzey Ege Limanı'nın tüm fazları tamamlandığından Türkiye'nin en büyük, dünyanın da en büyük 10 limanından biri olacağını dile getirdi.

İhaleye teklif veren firmaların zarflarının 5 Kasım'da açılacağını bildiren Yıldırım, "5 Kasım'da önce dış zarflar açılacak. Daha sonra iç zarflar açılacak. İhale komisyonunun yapacağı çalışmada, 75 ve üzerinde puan alan firmalar, daha sonra belirlenecek tarihte yapılacak açık arttırmaya davet edilecek. Yapılacak açık arttırmada en yüksek kira teklifi onay için Bakanlık makamına sunulacak" dedi.

Teklif sahibi firmaların öz kaynağının, toplam sabit yatırım tutarının yüzde 20'den az olamayacağını dile getiren Yıldırım, ihaleyi kazanan istekli, uygulama sözleşmesi imzalandıktan sonra 15 gün içinde yer teslimi için başvuracağını, başvurunun ilgili birime ulaşmasının ardından Maliye Bakanlığı nezdindeki gerekli girişimlerin sonuçlandırılmasından itibaren 15 gün içinde yer tesliminin yapılacağını bildirdi.

41 yıllığına kiralanacak
Yapım için 4 olmak üzere 41 yıllığına kiralanacak olan Kuzey Ege Limanı'nın, 3 etap halinde yapılacağını belirten Yıldırım, ihaleyi kazanan istekli, işletmeye başladığı ay, kira bedelinin yüzde 10'unu ödeyeceğini, geri kalan tutarın ise yıllık olarak 14 eşit taksite bölüneceğini kaydetti.

Tekliflerin KDV dahil dolar üzerinden verileceğini ifade eden Yıldırım, firmanın ilk etabı tamamladıktan sonra işletmeye başlayacağını, diğer 2 etabın ise işin başlamasının ardından 40 ayda tamamlanacağını anlattı.

Her bir etabın yıllık 4 milyon konteyner yükleme-boşaltma kapasitesine sahip olacağını belirten Yıldırım, Kuzey Ege Limanı'nın 2 bin metre uzunluğunda, 18 metre derinliğinde rıhtım ve bin metre geri sahaya sahip olacak konteyner terminal sahasının gerçekleşeceğini söyledi.

Yıldırım, limanın, her üç etabın tamamlanmasıyla yıllık 12 milyon konteyner yükleme-boşaltma kapasitesine sahip olacağını ifade etti.

DenizHaber.Com
İlk Yorumu Siz Yapın

Bakan Müezzinoğlu"dan Mr Açıklaması

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın önergesine cevap veren Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde yaşanan MR cihazı sıkıntısını açıkladı.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın önergesine cevap veren Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde yaşanan MR cihazı sıkıntısını açıkladı.

Toptaş’ın geçen aylarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından cevaplandırılmak üzere verdiği soru önergesine, Bakan Müezzinoğlu’dan cevap geldi. Bakan Müezzinoğlu, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi inşaatının eksikliklerini tespit edip TOKİ’ye bildirdiklerini ve eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapıldığını bunun için inşaatının kesin kabul işlemi yapılmadığını söyledi. Bakan Müezzinoğlu, konu ile alakalı şunları anlattı: “MR hizmet alımı için 14 Eylül 2011 ile 19 Ekim 2012 tarihleri arasında altı defa ihale yapıldı ve son ihaleden 6 ay sonra sözleşme imzalandı. 25 Nisan 2013 tarihinde yüklenici firmaya 90 gün süre verilerek, bununla beraber Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ile MR çekim protokolü imzalanarak, hastalara 7 ile 30 gün içerisinde MR sırası verilmiştir. MR hizmet alımına ilişkin ihale iptalleri yasal süreç olup, sürelere bağlı kalınarak hareket edilecektir."

Konuya gösterdiği duyarlılık için Bakan Müezzinoğlu, Milletvekili Toptaş’a ayrıca teşekkür etti.

Önergeyle ilgili açıklama yapan Milletvekili Ahmet Toptaş da şunları söyledi: “Afyon Devlet Hastanesi inşaatı ile ilgili hâla kesin kabulün yapılmaması ve kesin kabulün yapılamamasının nedeni eksikliklerin hâla devam etmesi üzücüdür. Yine 1 yılda 6 defa MR hizmet alımı ihalesi yapılması ve bu ihaleden 6 ay sonra sözleşme imzalanması ve 90 gün süre verilmesi hükümetin sağlık politikasının ve Türkiye’deki ihale süreçlerinin göstergesidir. AKP iktidarının insan sağlığına nasıl değer verdiğini MR hizmet alımı hikayesi ile gördük. Biz, halkımızın taleplerini TBMM gündemine taşımaya devam edeceğiz.”
İlk Yorumu Siz Yapın

Gelecek 5 Yılda 207 Yeni Cezaevi Yapımı

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, gelecek 5 yılda 207 yeni cezaevi yapımının planlandığını, bunlardan 75'inin inşaat, 53'ünün proje, 50'sinin planlama, 29'unun ise ihale aşamasında olduğunu bildirdi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, gelecek 5 yılda 207 yeni cezaevi yapımının planlandığını, bunlardan 75'inin inşaat, 53'ünün proje, 50'sinin planlama, 29'unun ise ihale aşamasında olduğunu bildirdi.

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar'ın konuya ilişkin yazılı soru önergesini yanıtlayan Ergin, tutuklamalarla ilgili tasarrufların, bağımsız yargı mercilerinin görev, yetki ve sorumluluğunda bulunduğunu belirtti.

Yargı yetkisinin kullanımı kapsamında kalan işlem ve tasarruflara, Bakanlık veya herhangi bir makam, merci, organ veya kişi tarafından müdahalede bulunulmasının sözkonusu olmadığını ifade eden Ergin, son yıllarda alınan yasal ve yapısal önlemlerin, yargılama süreleri ile tutukluluk oranlarında da önemli iyileştirmeler sağladığını kaydetti.

Ergin, cezaevlerindeki tutukluluk oranının, 2001 yılında yüzde 50.4'lük oranla en üst seviyeye çıktığını belirterek, toplam tutuklu sayısının 28 bin 520 olduğu 10 Haziran 2013 tarihi itibariyle bu oranın yüzde 21.6 seviyesine indiğini bildirdi. Ergin, ülkede yıllık ortalama 3 milyon ceza davasının işlem gördüğü dikkate alındığında, tüm ceza davalarındaki tutukluluk oranının yüzde 0.95 düzeyinde seyrettiğini vurguladı.

Bakan Ergin, Uluslararası Cezaevi Çalışmaları Merkezi'nin verilerine göre, Türkiye'nin 10 Haziran 2013 tarihi itibariyle yüzde 21,6 düzeyindeki tutuklu oranıyla, İsviçre, Hollanda, İtalya, Belçika, Danimarka, Yunanistan, Letonya, Malta, Macaristan, Fransa, İsveç ve Estonya gibi Avrupa ülkelerinden daha ileri seviyede olduğunu bildirdi.

Cezaevlerinin onarımı için son 10 yılda 97 milyon 524 bin TL harcandığını kaydeden Ergin, uluslararası normlara uymayan, fiziki şartları ve kapasiteleri itibariyle eğitim ve iyileştirmenin kısıtlı yapıldığı ya da yapılamadığı küçük ilçe cezaevlerinin kapatıldığına dikkati çekti. Kapatılan cezaevleri yerine sağlıklı, güvenlikli, elektronik donanımlı, çağdaş infaz anlayışına uygun yeni cezavleri yapılmasının zorunluluk arz ettiğini ifade eden Ergin, gelecek 5 yılda 207 yeni cezaevi yapımının planlandığını, bunlardan 75'nin inşaat, 53'ünün proje, 50'sinin planlama, 29'unun ihale aşamasında olduğunu kaydetti.

Ergin'in verdiği bilgiye göre, toplam kapasitesi 147 bin 304 olan cezaevlerinde 131 bin 649 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bunların 103 bin 129'u hükümlü, 28 bin 520'si ise tutuklu.

Kadın cezaevlerinde 2 bin 297, çocuk cezaevlerinde ise 736 kişi kalıyor.

Kaynak: AA
İlk Yorumu Siz Yapın

24 Eylül 2013 Salı

Maden sektörünün gözü bu ihalede

Gökmen Köse'nin haberi:
Açılacak ihaleye Zonguldaklı işadamlarının kurduğu MESİAD üyesi şirketler konsorsiyum oluşturarak katılacak.

Zonguldak’ta kömürden elektrik üreten Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES), özelleştirme kapsamında. Maden ve Enerji Sanayicileri İşadamları Derneği Başkanı Ümit Velioğlu, ihaleyi kazanacak firma yerli kömür kullanmazsa bölgede üretimin duracağını söyledi.

Zonguldaklı özel sektör kömür üreticilerinin kurduğu Maden ve Enerji Sanayicileri İşadamları Derneği (MESİAD), özelleştirme kapsamındaki Çatalağzı Elektrik Termik Santrali (ÇATES) ihalesinde ‘yerli kömür üretiminin korunmasını’ istiyor. MESİAD Başkanı Ümit Velioğlu, ihaleyi alacak firmanın yerli kömür kullanmamasının Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve özel sektörün kömür üretimini durduracağını söyledi. MESİAD olarak bu ihaleye talip olduklarını dile getiren Velioğlu, “ÇATES özelleştirmesi Zonguldak için çok kritik. Yerli madenci gözetilerek bir özelleştirme ihalesi yapılmalı. Zonguldak’ta oluşturulacak, tabana yayılmış bir konsorsiyuma buranın doğrudan verilmesini talep ediyoruz.” dedi. Bu talebin kabul görmemesi durumunda ise ÇATES’i kiralamaya ya da işletme hakkını almaya talip olduklarını belirten MESİAD Başkanı, “Enerji Bakanlığı bu taleplerimize de hayır derse ihale şartnamesine burayı alacak olan firmanın yerli kömür, Zonguldak taş kömürü kullanmak zorunda olduğu maddesi konulmalıdır.” şeklinde konuştu. Velioğlu, ancak bu şekilde Zonguldak’ın kömür üretiminin ve istihdamının devamlılığının sağlanacağını belirtti.

ÇATES özelleştirme ihalesi süreciyle ilgili Enerji Bakan Yardımcısı ile bir görüşme yaptıklarını söyleyen Velioğlu, kendilerinden bir teklif hazırlanmasını istediklerini belirtti. Velioğlu, Bakanlığa sunmak üzere bir rapor hazırladıklarını, umutlu olduklarını ifade etti. Velioğlu, “Burada kamuyu zarara uğratmayın. Modelleri biz ortaya koyduk. Biz istiyoruz ki devlet bize sıcak yüzünü göstersin. Orada 150 yıllık bir altyapı ve kültür var. Yıllarca bu sanayiler şehre hizmet etti.” dedi. Açılacak özelleştirme ihalesi için MESİAD’a üye her firmanın katılacağı bir konsorsiyum oluşturacaklarını aktaran Velioğlu, bu oluşumda herkesin payının firma büyüklüğüne göre olacağını ve bu şekilde küçük firmaların da kaybolmadan hayatlarını devam ettireceğini söyledi. İhaleyi almaları durumuna hazırlık olarak finansman çalışmalarına başladıklarını dile getiren MESİAD Başkanı, “Zonguldak’ta görüştüğümüz iki bankanın ilgisi var. Bunlar tesisi teminat alarak bu işi finanse edeceklerini söylüyorlar.” dedi.

Son bir senedir ÇATES’in iki ünitesinden birinin bakıma girmesi sebebiyle sektör olarak zor günler geçirdiklerini kaydeden Velioğlu, “150 megavatlık bu ünitenin bakıma girmesiyle piyasadan alınan kömür çok azaldı. Zonguldak’ta üretilen kömürün yüzde 50’si ÇATES’e gidiyor. Birkaç ayda tamamlanması gereken ünite bakımının yaklaşık bir senedir sürmesi sektörü kötü etkiledi. Bu dönemde herkesin stokları şişmiş durumda. Yaklaşık 200 bin ton stok var. Bu da toplam yıllık kömür üretiminin beşte biri ediyor.” dedi. Kömür alımının azalmasına bağlı olarak istihdamda da sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Velioğlu, “Son bir senedir 6 bin istihdamdan 2 bin kayıtlı istihdam, işi bırakıp Soma-Balıkesir bölgesine göçtü. Otobüsler tutuyor, gidiyor ve oradaki madenlerde çalışıyorlar. Zonguldak’ta ciddi şekilde kanayan bir yara var.” ifadelerini kullandı.

Zonguldak’ta şu an 24 kömür sahası bulunuyor. Bu sahalarda 15 firma faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz yıla kadar sektörde 6 bin civarında direkt istihdam vardı. Yine geçtiğimiz yıla kadar sektörün ürettiği kömür miktarı 1 milyon tondu. TTK’nın kömür üretimi ise 1 milyon 800 bin ton civarında idi. Hem ÇATES’in iki ünitesinden birini bakıma almasını hem de dünya piyasasındaki kömür fiyatlarının yarıya inmesini 2013 yılında Zonguldak’ta ciddi bir ekonomik daralmaya sebep verdiğini ifade eden Velioğlu, ÇATES özelleştirme ihalesinin şehir için hayati önem taşıdığını yineledi ve “Zonguldak’a rağmen ÇATES’i alıp başka yere koymak olmaz.” dedi.

1989 yılında kurulan ÇATES her biri 150 megavatlık iki üniteden oluşuyor. Üretilen koklaşabilir kömürün koklaşabilir kısımları demir çelik sanayiine gidiyor. Diğer kalan kısımlar ise elektrik üretmek için yakıt olarak kullanılıyor. ÇATES, bu düşük kalorili kömürü kullanmak için açıldı.

Zaman
İlk Yorumu Siz Yapın

1 milyar milletin sırtından mı?

Yapımı büyük tartışmalara neden olan İstanbul 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu işini alan müteahhitlere “güzergah değişikliği” yoluyla devletin sırtından 1 milyar liralık kıyak çekildiği iddia edildi.
Yapımı büyük tartışmalara neden olan İstanbul 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu işini alan müteahhitlere “güzergah değişikliği” yoluyla devletin sırtından 1 milyar liralık kıyak çekildiği iddia edildi. Yolda en az 400 bin ağacın kesileceği bildirildi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın “Su havzalarına ve kuş yollarına denk geldi; onun için yaptık” diye açıklamaya çalıştığı, ancak tartışmalara neden olan güzergah değişikliği ile ilgili çarpıcı iddiaları kapatılan Has Parti’nin genel başkan yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu gündeme getirdi.
İslamcı camianın saygın ve dürüst isimlerinin başında gelen Bekaroğlu’nun iddiaları, yüzlerce kamyonun, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün sallanmasına ve yıkılma tehlikesi atlatmasına yol açan protesto eylemini yaptığı, İstanbul Belediyesi’nin Ömerli hafriyat sahasını niye kapattığı konusunda fikir veriyor.
“KONSORSİYUM ZOR DURUMDA”
Bekaroğlu’nun sosyal paylaşım ağlarından Twitter’dan paylaştığı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in ortaya attığı iddiaları da destekleyen çarpıcı iletiler şöyle:
1. Geçenlerde İstanbul’da bir kamyoncu eylemi oldu; kamyon şoförleri FSM köprüsünü kapattılar.
2. Bu iş basit bir moloz dökme sorunundan ibaret değil. İşin altında üçüncü köprü ihalesini alan konsorsiyum var.
3. Bu konsorsiyum işi aldı ama hem çok para verdik diye yakınıyorlar hem de finans/dış kredi bulamıyorlar, yani zor durumdalar.
4. Şimdi hükümet bu şirketleri rahatlatarak işe devem etmelerini sağlamaya çalışıyor… Moloz işi bunlardan biri.
5. Sadece üçüncü köprü değil, üçüncü hava alanını alan firmalar için de aynı şey söz konusu.
“1 MİLYAR LİRALIK KIYAK”
6. İstanbul’daki molozların tamamı üçüncü havaalanı sahasına dökmek zorunluluğu getiriliyor. Bunun için kamyonculardan çok para isteniyor.
7. Bu şekilde havaalanını alan firmalara günde 1 milyon TL’ye yakın avantaj sağlanıyor, kamyoncular ise neredeyse bedava çalışacaklar.
8. Köprüyü alan firmalara ise güzergah değişikliği imkanı verilerek 1 milyar TL civarında bir kıyak yapıldı. Nasıl mı?
9. Şartnameye göre kamulaştırma bedelleri ihaleyi alan firmalar tarafından karşılanıyor, bu da çok büyük bir para tutuyor..
10. Güzergah kamu arazisine kaydırılarak kamulaştırma için harcanacak para çok azaltıldı, yaklaşık 1 milyar TL kar edildi.
11. O nedenle 400 bin civarında fazladan ağaç kesilecek… Durum bu, benim öğrendiğim bunlar, daha doğrusunu bilen varsa açıklasın…!
KAMYONCULARIN EYLEMİ
İstanbul’da hafriyat nakliyatı yapan kamyoncular üç gün önce Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü trafiğe kapatarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Ömerli hafriyat sahasını kapatmasını protesto etmişti. Yüzlerce ağır yüksek kamyonunun aynı anda köprüden geçmesi köprünün zangır zangır sallanmasına neden olmuştu. Bu da köprünün yıkılması tehlikesiyle karşı karşıya getirmişti. Kamyoncuların bakan Yıldırım’ın sert tepkisini çeken eyleminde kamyonların köprüden geçişi sırasında sert bir rüzgarın olmaması büyük bir şans olarak nitelenmişti. Eylem sırasında köprüde yaşanan sallanma kamuoyunda büyük bir kaygı yaratmıştı.


gazetecileronline.com
İlk Yorumu Siz Yapın

1.7 milyon işçiye hem iyi hem kötü haber

Sağlıkta çalışan bir kısım taşeron işçi si sendikalı olup masaya oturdu. Toplu sözleşme masasından sonuç alınamayınca YHK’ya başvuruldu. Kurul yüzde 5+5 zam verdi. Ancak işçinin zammını kimse vermeye yanaşmadı. Son sözü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı söyleyecek.

Bugün'ün haberine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, şartlarını iyileştirmek istediği 1,7 milyon taşeron işçiye Yüksek Hakem Kurulu’ndan (YHK) müjdeli karar çıktı. Ancak henüz uygulanamayan bu kararla ilgili süreç şöyle gelişti:

Hak-İş’e bağlı Öz Büro İş Sendikası, uzun uğraşlardan sonra sağlık alanında zor şartlarda çalışan taşeron işçilerin önemli bir bölümünü sendika üyesi yapmayı başardı.

Taşeron işçilerin çalıştığı şirketle toplu sözleşme masasına da oturan sendika, anlaşma sağlayamadı.

YÜZDE 5+5 ZAM ALDI AMA 
Bunun üzerine sendika, yasal hakkını kullanıp Yüksek Hakem Kurulu’na (YHK) başvurdu. YHK da, yetkisini kullanıp uyuşmazlık maddelerini tek tek inceledi.

Enflasyon ve hayat şartlarını dikkate alan YHK, işçilerin maaşına 2013’ün birinci ve ikinci 6 ayı için yüzde 5 artı 5, 2014 için de yine yüzde 5 artı 5 zam yapılması yönünde karar aldı.

Bunun üzerine Öz Büro İş Sendikası da, YHK kararını götürüp taşeron şirketten kararların aynen uygulanmasını istedi.

Ancak taşeron şirket, devletten işi çok küçük bir kârla ihaleyle aldığını, YHK kararlarını uygulaması halinde iflas edeceğini belirterek, zam ve diğer sosyal hakları devletin ödemesini istedi.

BUNU UYGULAYAMAYIZ

Sendika bu sefer de kurum yöneticilerinin kapısını çaldı. Bürokratlar, taşeron şirketle yaptıkları ihalenin Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla yapılmış ihale şartlarını sonradan değiştirmeleri halinde suç işlemiş sayılacaklarını, Sayıştay’ın kendilerine “ihaleye fesat karıştırmak”tan işlem yapabileceğini söylediler.

KİK’TEN DE HAYIR ÇIKTI 

YHK’dan çıkmış resmi kararı uygulatabilmek için bu sefer Kamu İhale Kurulu’na (KİK) başvuruldu. KİK yöneticileri de, işçilere verilecek ücretlerin ihalede belirlendiğini, ihale süresi tamamlanmadan işçilere zam yapılmasının ihaleye fesat karıştırmak suçundan cezayı gerektirdiğini bildirdiler.

KİK ve kurum yetkililerinin YHK kararlarını ancak önümüzdeki yıl yenilenecek ihaleye eklenecek maddelerle uygulanabileceğini söyledikleri de belirtildi.

ÇÖZÜMÜN ADRESİ ÇALIŞMA BAKANI 

Konuya ilişkin bilgi veren Öz Büro İş Sendikası Başkanı Muharrem Özkaya, taşeron işçilerin örgütlenmesi için büyük mücadeleler verdikten sonra, YHK kararıyla 1,7 milyon taşerona örnek teşkil edecek bir gelişmeyi yakaladıklarını söyledi.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in, “Taşeron işçileri örgütleyecek sendika arıyorum” sözleriyle kendilerini cesaretlendirdiğini belirten Özkaya, “Biz Sayın Bakan’dan aldığımız cesaretle görevimizi yerine getirdik. Şimdi düğümü çözmesi için kendisini bekliyoruz. YHK kararlarının taşeron işçilerde de uygulanmasının önünü açacak yasal destek istiyoruz” dedi.

BAYRAM MESAİSİ VE 35 GÜN KIDEM 

YHK zammın dışında, sendikanın toplu iş sözleşmesi masasında talep ettiği bir dizi sosyal ve ekonomik hakkı da taşeron işçiye resmi olarak verdi. Taşeron işçiler, her yıl ekim ayında 200 lira yakacak yardımı ve dini bayramlarda 60’ar lira harçlık, haftalık 45 saat çalışma, fazla mesailerin yüzde 50 zamla ödenmesi, yılda 35 gün kıdem tazminatı, sebepsiz işten atılma durumunda 8 aylığa kadar iş güvencesi tazminatı gibi önemli haklar elde etti. Ayrıca yılda 45 güne kadar mazeret izni, çocuk başına 20 lira çocuk yardımı, ücretsiz toplu taşıma kartı, bayramlarda çalışma halinde 3 yevmiye, yılda 20 TL ikramiye aldılar.
İlk Yorumu Siz Yapın

23 Eylül 2013 Pazartesi

Ercan İhalesi incelemeye alındı

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kaşif değerlendirmelerde bulundu

“Denizcilik Müstelşarlığı oluşturmak için çalışma başlattık”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, Gazimağusa Limanı’nda yer alan ve insan sağlığı açısından tehlike yaratan serbest bölgenin, insan yaşam alanından şehir dışına çıkarılmasının artık kaçınılmaz ve elzem olduğunu, hatta geç bile kalındığını belirterek, serbest bölgenin taşınması için yer tespiti çalışması başlattıklarını açıkladı.
Kaşif, serbest bölgenin, bir an önce şehir dışında, insanların sağlığını tehdit etmeyecek bir yerde düzenlenmesi ve şekillendirilmesi gerektiğini, bu yapılırken serbest bölgede turistlerin de gelip alışveriş yapabileceği, gezebileceği bir iş merkezleri oluşturulabileceğini ifade ederek, bunun yapılması durumunda ülke turizmi ve ekonomisinin gelişmesine çok katkı konacağına inanç belirtti.
Bu projeleri üretecek ve ülkede ihtiyaç duyulan “Deniz Müsteşarlığı”nın oluşturulması için çalışma başlatıldığını da açıklayan Kaşif, müsteşarlığın oluşturulmasının, limanların geliştirilmesi ve ülke denizlerinin korunması açısından şart olduğunu kaydetti.
Bakan Kaşif, Ercan İhalesini ve imzalanan sözleşmeleri gözden geçirdiklerini, eğer hukuksal bir hata, hukuk ve yasaya bir uygunsuzluk, süistimal varsa yasal olarak yapılması gereken ne ise yapılacağını ifade ederek, “İhale ile ilgili yapılan işlemlerde eğer yüklenici firmanın veya ihale edenlerin yasal sıkıntı yaratabilecek durumu varsa onlar soruşturulup araştırılacak, eğer birşey varsa da hukuk ne derse o yapılır” dedi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK), yeni göreve geldiği bakanlığının çalışmaları ve kendisinin bakanlığı süresince hayata geçirmek için belirlediği hedefler hakkında açıklamalarda bulundu.
LİMANLAR
Kaşif, ilk olarak limanlarla ilgili hedeflerine değindi. Kaşif, limanlarla ilgili projeleri üretecek, denizleri koruyacak ve ülkede büyük ihtiyaç duyulan “Deniz Müsteşarlığı”nın oluşturulması için çalışma başlatıldığını ifade ederek, müsteşarlığın oluşturulmasının; limanların geliştirilmesi ve ülke denizlerinin korunması açısından şart olduğunu kaydetti.
Kaşif, Gazimağusa Limanı’nda her zaman kirli yük, toz, toprak, çimento, hurda, hububat ve benzeri yüklerin gündeme geldiğine işaret ederek, bu gibi yüklerin ayrıştırılacağı yeni bir limanın yapılmasının ve bu tip yüklerin o limandan ithal ve ihraç edilmesini hedeflediklerini kaydetti.
Denizcilik Müsteşarlığının oluşturulmasının ardından bu limanın yapılması için Gazimağusa körfezinde bir yer tespiti yapılacağını ve tespitin ardından proje çalışmalarını yapacaklarını söyleyen Kaşif, bunun ülke için elzem olduğunu belirtti.
Gazimağusa Limanı’ndaki kirli serbest bölgenin artık şehir dışarısına çıkarılması, serbest bölgenin artık insanların yaşamı içinde yer almaması gerektiğini ifade eden Kaşif, serbest bölgenin şehir dışına çıkarılmasının artık kaçınılmaz olduğunu, geç bile kalındığını, bölgenin bir an önce şehir dışında insanların sağlığını tehdit etmeyecek şekilde düzenlenmesi ve şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kaşif, bu yapılırken de örneğin çimento ile gıdanın ayrılması gerektiğini, projelerde buna dikkat edileceğini ifade etti. Kaşif ayrıca bu serbest bölgede turistlerin de gelip alışveriş yapabileceği, gezebileceği iş merkezleri oluşturulabileceğini ifade ederek, bunun yapılması durumunda ülke turizmi ve ekonomisi için çok büyük bir proje olacağını, ülkenin gelişmesine çok katkı konacağına inanç belirtti.
Hükümetin de bu projelere sıcak baktığını ifade eden Kaşif, bunları hedef olarak önlerine koyduklarını belirtti.
YAT LİMANLARI TEŞVİK EDİLECEK
Kaşif, KKTC’de yat limanlarını teşvik edeceklerini ifade ederek, yatçılığın geliştirilmesinin ve ülke etrafından transit geçen yatların ülkede konuşlanması için yatçılığın teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
KKTC’nin Doğu Akdeniz’de bir sığınma yeri olduğuna dikkat çeken Kaşif, tüm gemiler için bunun geçerli olduğunu, bu yüzden tüm gemilerden yararlanılabilecek ve hizmet verebilecek bir liman yaratabileceklerini kaydetti.
Mağusa körfezinde bu gibi bir liman yapılabileceğini, denizde zora düşen gemilere hizmet verilebileceğini ifade eden Kaşif, böyle bir limanın KKTC’ye kazandırılmasının hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağına vurgu yaptı.
KALECİK’TE PETROL BOŞALTIMI DENİZDE YAPILMAYACAK
Gazimağusa Limanı’ndaki serbest bölgenin taşınması için yeni yer tespiti yapmaya çalıştıklarını, Kalecik’teki petrol aktarımının da artık denizde şamandıradan yapılmayacağını ifade eden Kaşif, boşaltımların rıhtıma bağlanıp yapılacağı bir çalışma yapacaklarını söyledi.
“BUGÜN SÖYLENDİ YARIN YAPILACAK DİYE BİRŞEY YOK”
Kaşif, bu projelerin tümünün ileriye yönelik projeler olduğunu, “bugün söylendi yarın yapılacak” diye bir şey olmadığını, ancak ileriye yönelik projeler düşünmeden, üretmeden ülkenin ileriye gidemeyeceğini ülke insanının refaha ulaştırılamayacağını kaydetti.
“YENİ HAVAYOLLARI NİYE OLMASIN”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, bir diğer hedefin; herkesin merakla “olmaz olamaz” dediği yeni havayolu şirketi olduğuna vurgu yaparak, bu şirketin hükümet programında da yer aldığını kaydetti.
“KKTC’nin kendi havayolu niye olmasın” diyen Kaşif, hedef olmayınca başarıya ulaşılamayacağını, çalışma azmi yakalanamayacağını ve hiçbir şeyin üretilemeyeceğini ifade ederek, yeni havayolunun kendileri için hedef olduğunu belirtti.
Ahmet Kaşif, bakanlığa geleli 16 gün olduğunu, bu hedefi de 10 gündür dile getirdiğini fakat 10 günde 5 büyük şirketin ve bu işle ilgili çalışmak isteyen birçok insanın kendisine gelip ön görüşme yaptığını ifade ederek, bu konuda uzmanların yer aldığı bir komite oluşturacaklarını, bu komitenin yapacağı çalışmalar sonucunda da yeni havayolunu gerçekleştireceklerini söyledi.
Kaşif, yeni havayolunun kurulabilmesi için Anavatan Türkiye’de şirket kurmak gerektiğini, KKTC’den yapılacak uçuşlarda Türkiye’nin kodunun kullanılmasının gerektiğini ifade ederek, şu anda Türkiye’de kurulan “Kantara Havayolları” adı altında bir şirket bulunduğunu, bu konuda oluşturulacak komitenin de yeni havayollarının bu isim üzerinden mi, yoksa yeni bir isim üzerinden mi gideceğine karar vereceğini kaydetti.
Yeni havayollarını hayata geçirmek istediklerini, kendilerine gelen müracaatlardan da ümitlendiklerini belirten Kaşif, yeni havayolları için yurtdışından gelen birçok teklif olduğunu da dile getirdi.
Bakan Kaşif, KTHY’nin tamamen tasviye halinde olduğunu, yeni şirket olacaksa artık yeni isim olacağını, içerisinde “Kıbrıs” olacağını ama kullanılacak ismin yeni şirketi oluşturacak taraflar arasında belirleneceğini vurguladı.
KTHY ÇALIŞANLARININ TAZMİNATLARI
Büyük ihtimalle ismi hükümetin koyacağını belirten Kaşif, KTHY çalışanlarının tazminatlarının sorulması üzerine de, çalışanların Sosyal Sigorta ödeneklerinin kendilerinden önceki hükümet döneminde yatırıldığını, fakat asıl ihtiyaç duyulan İhtiyat Sandığı ödemelerinin ve kıdem tazminatlarının yatırılmadığını söyledi.
Kaşif, kendilerinin önceliği İhtiyat Sandığı yatırımlarına verdiğini, bu miktarın belli olduğunu, kaynak bulunur bulunmaz yatırımların yapılacağını belirteerek, en kısa sürede çalışanların yasal hakları olan ödeneklerini yatıracaklarını ve devletin çalışanlarına karşı olan sorumluluğu yerine getireceğini kaydetti.
ERCAN İHALESİ İNCELEMEDE
Yeni havayolu kurulurken eski KTHY çalışanlarının tecrübelerinden faydalanacaklarını söyleyen Kaşif, ihalesi yapılan Ercan Havalimanı hakkındada şunları kaydetti:
“Ercan’da yapılan ve sonuçlanan uluslararası bir ihale var. Sözleşmeler imzalandı. Şimdi bu ihaleyi ve yapılan ek sözleşmeleri gözden geçiriyoruz. Eğer hukuksal bir hata varsa, hukuk ve yasaya bir uygunsuzluk, süistimal varsa yasal olarak yapılması gereken ne ise yapılacak.
Ama bizim hedefimiz; ülkeye, Ercan’a gelen turist ve vatandaşlarımızın daha rahat giriş çıkış yapabileceği modern bir terminal binası ve büyük uçakların inebileceği bir pist ve apronların yapılmasıdır.
İhale ile ilgili yapılan işlemlerde eğer yüklenici firmanın veya ihale edenlerin yasal sıkıntı yaratabilecek durumu varsa onlar soruşturulup araştırılacak, eğer birşey varsa da hukuk ne derse o yapılır.
Kaşif, yeni Ercan Havalimanı inşaatının başlaması için ihaleyi alan yüklenici firmaya yer gösterilmesi gerektiğini belirterek, yeni projenin mevcut havalimanının karşısında yapılacağının öngörüldüğünü, ancak orada İstanbul Havayollarının ambarı bulunduğunu ve kendisine verilen bilgiye göre 2048’e kadar kira sözleşmesinin bulunduğunu, onun yanında da askeri birliğin bulunduğunu kaydetti.
Askerin, yapılacak görüşmeler ve kaynak bulunmasıyla yerinin değiştirilebileceğini, ancak ambarı elinde bulunduran şirketin ne kadar tazminat isteyeceğinin veya oradan kalkıp kalkmayacağının bilinmediğini ifade eden Kaşif, o yüzden hem mali yükü azaltmak hem de inşaatı hızlandırmak için “acaba başka yer olarak ne alternatifler olabilir” çalışması başlattıklarını, eğer aynı projeyi uygulayacak bir yer tespit ederlerse firmaya o yeri göstereceklerini ve inşaatı yapma süresi olan 4 yılı başlatacaklarını işaret etti.              
Kaşif, firmaya yer gösterilmeden 4 yıllık sürenin başlamayacağını ifade ederek, ihaleyi alan TAŞYAPI ile henüz görüşmediğini, fakat ülkedeki diğer yetkilileriyle görüştüğünü, şirketin bir an önce inşaata başlamak istediğini kendisine bildirdiğini kaydetti.
Sözleşmeyi incelemelerinde gayrı yasal bir işlem bulmamaları halinde ilgililere yer tespitini yapacaklarını ve inşaatın bir an önce başlamasını isteyeceklerini ifade eden Kaşif, amaçlarının ülkeye güzel bir proje kazandırmak olduğunu, bunu yapanın kim olacağının kendilerini ilgilendirmediğini, önemli olanın yasalar içerisinde bu güzelliklerin ülkeye kazandırılması olduğunu vurguladı.
Kaşif, ülkeye modern bir havalimanı kazandırmaları halinde, ülkenin giriş kapısının güzelleşeceğini ve buraya gelen turistlerin arkadaşlarına da tavsiye edeceğine inanç belirtti.
KARAYOLLARI
Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, karayolları ile yapılan çalışmalara da değinerek, özellikle son günlerde ölümlü kazalar ve yaya çarpmalarıyla gündeme gelen Hamitköy-Haspolat arasındaki yola New Jersey tipi korkuluklar yapılacağını söyledi.
Şu anda projenin tamamlandığını ve imza aşamasına geldiğini, imzanın ardından ihaleye çıkılacağını belirten Kaşif, yolun en erken zamanda yenileneceğini ve korkulukların kurulacağını kaydetti.
Amaçlarının; önlerine koydukları hedefleri iktidarda oldukları sürece hayata geçirmek olduğunu söyleyen Kaşif, karayollarında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.
Kaşif, Yenierenköy-Dipkarpaz 2. etabının başladığını, Lefke-Güzelyurt duble yolu, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu, Pınarlı-Ulukışla, İskele-Ardahan, Pınarbaşı-Gönyeli-Girne, Gazimağusa Hastane Yolu-Lefkoşa anayolu bağlantısı, Lefkoşa Şehit Arsaları-Alayköy yolu inşaatlarının sürdüğünü, Taşpınar-Bostancı yolu projesinin tamamlanma aşamasında olduğunu kaydetti.
2013-2020 yılları arası için proje çalışmalarının bulunduğunu, bu çerçevede 30 civarında proje çalışması yapıldığını ifade eden Kaşif, bunların artabileceğini, İskele-Çayırova yolunun da devam edeceğini belirtti.
Altyapı yapılan her yerde sıkıntıların yaşanmasının normal olduğunu, projelerin geçeceği yerlerde ağaçların bulunduğunu, şahsi mülklerin olduğunu belirten Kaşif, proje çalışmalarını yaparken asgari düzeyde rahatsızlık vermek için titizlikle çalıştıklarını söyledi.
Kaşif, telefonda da gelişmeler olduğunu, çalışmaların sürdüğünü, AB ile yürütülen projenin devam ettiğini belirterek, sadece kablo ile ulaşılamayan yerlere değil, tüm evlere kablosuz erişimin sağlanmasını hedeflediklerini söyledi.

İlk Yorumu Siz Yapın

Fatih ve Boğaziçi için ihale günü belli oldu

Eğik olan askı halatların dikey hale getirileceği Boğaziçi ile Fatih Sultan Mehmet köprülerinin büyük onarımı ve yapısal takviyesi için 25 Eylül Çarşamba günü ihale yapılacak.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, ihale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olacak. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Karayolları Genel Müdürlüğü'ne elden teslim edilebilecek.
İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecek. İstekliler teklif ettikleri bedelin yüzde 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat verecek. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 180 gün olacak. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemeyecek.
Boğaziçi Köprüsü askı halatları değişimini öngören Amerikan Parsons firmasının yürüttüğü Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin Bakım, Onarım ve Yapısal Takviye Projesi Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri işi 26 Nisan'da tamamlandı. Köprülerin Bakım, Onarım, Yapısal Takviye ve askı halat değişim çalışmaları yapım işi için ihale 25 Eylül'de yapılacak.
- 236 halat yenilenecek
Boğaziçi Köprüsü'nün hizmete girişinin 40. yılı dolayısıyla yapılacak ağır bakım çalışmaları, ihale sonrası başlayacak. Köprüdeki büyük bakım, onarım, yapısal takviye ve askı halat değişimi çalışmaları 2014'te tamamlanacak. Söz konusu çalışmalar kapsamında 236 halat değiştirilecek. Yenilenen halatlar, daha fazla yük taşıyabilecek ve uzun servis ömrüne sahip olacak. Boğaziçi Köprüsü'nün ilk dizaynında köprünün sallanması dolayısıyla yaşanacak etkileri azaltmak amacıyla kullanılan çapraz halatlar, yapılacak 40. yıl bakımında dikey hale getirilecek.
- Son teknoloji ürünü sistem
1973 yılında hizmete giren Boğaziçi Köprüsü'nün bakım çalışmalarında dünyada kullanılan en ileri teknoloji ürünleri kullanılacak. 40. yıl bakım çalışmalarının ardından köprünün en az 40 yıl daha hizmet vermesi bekleniyor. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerindeki ana halatlara ve ankraj bloklarına, Japonya'da da kullanılan son teknoloji ürünü nem alma sistemi kurulacak. Sistemle kuru hava verilecek halatların çürümesi önlenecek.
Bakım ve onarım çalışmaları sırasında zorunlu haller dışında gündüz saatlerinde Boğaziçi Köprüsü trafiğe kapatılmayacak. Askı halatların değişimi sırasında trafiğin tamamı kapatılmayacak. Kabloların tabliye bağlantıları sırasında, trafiğin en aza indiği gece saatlerinde kenardaki birer şerit kapatılarak bu çalışmalar yapılacak. Köprünün askı halatlar tarafındaki kenar şeritleri ise 22.00 ile 06.00 saatleri arasında can ve mal güvenliği açısından trafiğe kapatılacak. İnşaatta kullanılan çeliğin 10 katı kadar mukavemetli özel ön germe çeliği kullanılacak.
Yapılacak çalışmalar kapsamında Boğaziçi Köprüsü'ndeki elektrik aksamı değiştirilecek. Köprünün eğik olan askı halatları, dikey hale getirilecek. Tabliye ile kuleler arasına izolatörler, köprünün sallanma veya deprem sırasında zarar görmesini engellemek amacıyla köprü ayaklarına enerji sönümleyici damperler konulacak. 40 yıldır hizmet veren kule asansörleri ve elektrifikasyon sistemleri yenilenecek.
Kaynak: AA
İlk Yorumu Siz Yapın